Yeni Yılınız Kutlu Olsun

Merhaba sevgili dostlar,

Hep anlamakta güçlük çekerim.

Neden hurma ramazanda , hindi yılbaşında ortaya çıkar?!
Neden her ramazanda sakız çiğnemenin orucu bozup bozmadığı tartışılır?!
Neden her bayramda eski bayramların tadından özlemle bahsedilir de bavullar hazırlanıp tatile gidilir?!
Neden ağaç dikme kampanyaları yapılır, yeşili sev, yeşili koru şarkıları söylenir de yılbaşında güzelim çamlar kesilir?!
Neden ağır ekabir hanımlar, beyler yılbaşına gelince eğlence diye deli şapkası giyerler?!
Neden tüm dünyada  kutlama deyince gülmek, eğlenmek  akla gelir de, müslümanlıkta mevlit okumak, dua etmek, hatta ağlamak?! İslamiyet mi emrediyor somurtmayı, yasaklıyor mu gülmeyi, oynamayı?
Neden her yılbaşı "yılbaşı kutlamak bize aitti, değildi"  tartışmaları gelir gündeme? 1.Ocak'ta da rafa kalkar 364  gün sonra tekrar tartışmak üzere? Niye bir sonuca varılmaz, niye toplumsal mutabakat sağlanamaz bir türlü?!

İşte yine geldi çattı Yılbaşı... Yine çarşı pazar kırmızı çamaşır,naylon çam, deli şapkaları doldu, yine birileri gavur adeti diye kavgaya tutuştu.
Gelin bu 31 Aralık' da bir değişiklik yapalım, konuşup tartışıp bir sonuca varalım.

Bir kere tarihsel bilgilerimize göre İsa'nın doğuşu olarak kutlandığı Noel bayramı, eski
Türklerden çalıntı bir adettir. Eski Türklerde güneş çok önemliydi. İnançlarına göre gecelerin kısalıp gündüzlerin uzamaya başladığı 22 Aralık'ta gece gündüzle savaşır ve uzun bir savaştan sonra gün geceyi yenerek zafer kazanırdı. İşte güneşin bu zaferini,  yeniden doğuş, bir yeni doğum olarak algılanır ve  büyük şenliklerle akçam ağacı altında kutlanırdı. Adı NARDUGAN'dı. (nar=güneş, tugan, dugan=doğan) Doğan güneş. Bu âdet Türkler yoluyla Avrupa'ya geçmiştir.

Öte yandan tüm dünyaca kabul edilen ve kullanılan takvim yılı güneşin dünya etrafındaki dönüş sürecidir. Bu da 365 gün 6 saattir. İnsan ömründe bir yılın bitip yeni bir yılın başlangıcıdır ve bunu şenlikle kutlamak da gayet olumlu ve anlamlıdır. Ayrıca bunun ne dinle, ne imanla ilgisi yoktur. Neden ilişkilendirilmesine izin veriyoruz ki!

Ne sabaha kadar içilip çılgın partiler yapılır diye, ne de ilgisiz kalınıp erkenden yatılır diye bir kuralı yoktur. Sadece ve masumca bir kutlamadır. Yeni bir yıla başlarken  iyi dileklerde bulunmak, neşeyle girmek, neşeyle yaşamaktır. Niye abartıyoruz ki? Su gibi alkol içip sarhoş olarak girince daha mı iyi bir yıl yaşayacağız? Yok sayıp erkenden yatıp uyuyunca daha mı mesut ve müreffeh olacağız? Ne alaka!

Allah aşkına gelin şu saçmalığa dur diyelim, Kendimiz olup özgün bir tarz belirleyelim.Kimseye benzemeyelim. Çılgınca değil, düğün yaparcasına eğlenelim. Yeni yılı ayık karşılayalım, iyi dileklerle iyi bir başlangıç yapalım. Yıl sonuna kadar mini hedefimizi belirleyip, asıl hedefimize biraz daha yaklaşmanın hazzını tadalım. Hem kendimizi hem çocuklarımızı uydum kalabalığa misali yaşamaktan kurtarıp, KENDİMİZ olalım. Kendi adetimizi yapıp, kendimizle gurur duyalım.

Tüm insanlık için  yeni yılda barış, sağlık ve mutluluk diliyorum.

29.12.2011

Ömer Bozdoğan

Joomla 1.6 Templates designed by Joomla Hosting Reviews